Balın Sağlık Üzerindeki Fizyolojik Etkileri

Balın Sağlık Üzerindeki Fizyolojik Etkileri

Yazar: Merzuk Dede Okunma Sayısı: 170 Yayınlanma Tarihi 04 May 2016 Yorum: 0


BALIN SAĞLIK ÜZERİNDE FİZYOLOJİK ETKİLERİ

 

Amerikan Ulusal Bal Konseyi’ nin web sitesinde, balın doğal bir antioksidan olarak kalp tastalıkları, kanserler, bağışıklık sistemi yetersizliği, katarakt ve çeşitli yangı tepkimelerinerinin gelişimi riskini azaltıcı etkiye sahip olduğu bilgisi yer almaktadır. (The National Honey Board, 2013)

Bakteri ve mantar enfeksiyonlarını üzerinde etkisi

Halk tababetinde balın soğuk algınlığı enfeksiyonlarının tedavisinde yardımcı olduğu, boğaz ağrısının hafislettiği yüzlerce yıldır bilinmektedir. Bal sağladığı hidrojen peroksit vasıtasıyla, yaraların mikroplardan temizlenmesinde yararlanılan oksijenli su gibi mikrop öldürücü etki yapabilmektedir.

Deri sorunları üzerinde dermotolojik etkisi 
Balın enfeksiyonlara yol açan mikroorganizmalar üzerinde geniş spektrumlu etkisi nedeniyle özellikle yara ve yanıklarda, etkilenen alanın enfeksiyonlardan korunmasını sağladığı ve lokal sitokin üretimini uyararak yara iyileşmesini hızlandırdığı bilinmektedir.
Bu nedenle antibiyotiklerin keşfedilmediği dönemlerde savaş yaralarının tedavisinde bal kullanılmakta idi.
Diğer taraftan, bal zengin içeriği ile cildi besleyici özelliğe sahiptir. Ayrıca yangı giderici ve antioksidan etkileri ile hücre gelişimini hızlandırarak yara izi oluşumunu önleyebilmektedir. Egzama ve sedefde tedaviyi destekler. 

Soğuk algınlığı belirtileri üzerinde etkisi

Öksürük, çocuk ve yetişkinlerin özellikle geceleri uyku kalitesini olumsuz etkilemektedir. 
Yapılan klinik çalışmada 2-5 yaşlarındaki çocukların gece öksürükleri ve uyku kaliteleri izlenmiştir.
Yatmadan önce 2,4 mililitre (yaklaşık bir çay kaşığı) bal verilmesinin, öksürük krizlerinin önlenmesinde (dekstrometorfan ve dehidramin içeren ilaçlardan) belirgin olarak daha etkili olduğu tespit edilmiştir.

Mide-bağırsak sistemi üzerinde etkisi

Bal, sindirim sisteminde kolaylıkla emilir; sindirimi kolaylaştırır. İshal tedavisinde kullanıldığında vücudun rehidratasyonunu (ağır su kaybını takiben tekrar normal suyunu kazanması) sağlar. Sıcak su ile seyreltilerek içildiğinde ise hafif laksatif (bağırsak yumuşatıcı) etki göstermektedir.

Yangı-iltihap giderici etkisi (antienflamatuvar)

Gerçek balın içerisinde yer alan flavonoitler, balın iltihap giderici etkisinde temel rol oynamaktadır. Balın insan sağlığının korunması ve tedavi edici etkisindeki mucizevi rolü, balın içerisinde binde1-2 gibi oranlarda bulunan flanovoit ve diğer fenolik bileşenlerden kaynaklanmakdır. Bu bileşiklerin kaynağı ise arıların çiçek çiçek gezerek topladıkları polen, nektar gibi bitki özleridir. Bu bağlamda SAHTE BALIN hiçbir şekilde yararlı olması beklenemez. 

Kanser üzerinde etkisi (antitümör/antikanser)

Yapılan bilimsel çalışmalar, deneysel ve epidemiyolojik bulgular, kanser gelişimi ile bal tüketilmesi arasında ters bir ilişki olduğunu göstermekte, yani balın kanser gelişimini önleyebeildiği değerlendirilmektedir.

Nitekim araştırmalarla ortaya konulan ve kanser oluşumunda rol pynayan etkenlere karşı; balın yangı giderici (antienflamatuvar), serbest radikal hasarını önleyici (antioksidan), mikroorganizmaların gelişimini engelleyici (antimikrobiyal), yara iyileştirici özellikleri dikkate alındığında kanser üzerinde de olumlu etkiler göstermesi beklenmelidir.

Mevcut deneysel çalışmalarda, balın çeşitli kanser hücrelerinin ölümünü sağladığı bildirilmiştir.
Diğer taraftan, balın kanser kemoterapisinde destekleyici etkileri ile ilgili giderek artan sayıda klinik bulgu bildirilmektedir.

Radyoterapi uygulanan hastalarda, balın radyasyon mukoziti riskinde azalma sağlayabildiği bildirilmiştir. Bal verilmesi ile şikayetlerde %75 azalma sağlanmıştır.

Yan etki ve toksisite (zehirleyici etki) riski

Doğal kaynaklı ve kalite kontrolleri tamamlanmış bal için bir yan etki ve toksisite riski sözkonusu değildir. Ancak “infantil botulizm” riski nedeniyle 1 yaşın altındaki bebeklere verilmesi önerilmemektedir.

Yorumlar
Yorum Yap